Kayıtlar

phd etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Alakasız

--> Bu PhD kendimi daha da yakından tanımama neden oldu, hayır otuz altı yıldır kendimleyim, hala daha yakından tanımaya ihtiyacım varmış demek. Ama insan da değişiyor zamanla. Koskoca denizler bile buhar olup yeniden yağmura dönüşüyor, bizler neden değişmeyelim ki! Neyse, kısacası bu doktora faslı beni aslında daha da sanatsal olmaya yönlendirdi; her zamankinden daha çok çizesim, tasarlayasım, elimi çamura bulayasım ya da böyle özellikle incir çekirdeğini doldurmayacak mevzular üzerine yazasım var. Gerçi hiç birinde Serdar Ortaç’ın her sene albüm çıkarma potansiyeli gibi bir iddiam yok ama, -her senenin en hit parçasını yapmak da kolay iş değil-. Tabi kendini işe güce verince de, anca ellisine varınca aile kurmaya vaktin kalıyor. Magazinciler de taktılar adamın karısının yaşına, neymiş kayınpederle kayınvalidesi bile ondan küçükmüş, karısı kızı yaşındaymış, kayınbiraderiyle kendi çocuğu aynı yaştaymış falan, her aile fotoğraflarında parantez içinde herkesin yaşlarını yazıp...

Tezime karşı ‘patates insan’ gibi davranmaya karar verdim

Şimdi patates insanlar kim onları tanıyalım. Patates insanlar, hiç bir şeyi sorgulamadan, öylece, olduğu gibi, hayatın onlara sunduğu kadar, ne biraz azı ne biraz fazlasını düşünmeden yaşayan –kısaca yuvarlanıp gidiveren- insanlar topluluğudur. Her daim bir parçası olmak istediğim, ancak hiç beceremediğim bir ruh hali. Şimdi düşünüyorum –evet zaten sorun burada başlıyor, patates insan düşünmüyor-, acaba tezime karşı patates insan tavrı alırsam, acaba süreç daha kolay ya da hızlı geçebilir mi? Aslında tam da bu sonu gelmez sıkıcı soruları düşünmemeyi düşünüyorum. Of, halime bak, düşünmemeyi düşünüp bir türlü düşüncelerden kurtulup meditasyon bile yapamayan düşün insanları gibiyim. Zaten bir derin düşünme eylemi yapıyorken onu düşünmenin alemi ne? Bırak git patates insan ol. Tez ne alemde, kaç sayfa oldu, neden yapıyorum, ne hakkında yazıyorum allah aşkına, ne aşamadayım, bitince ne olacak, ne yapsam daha az sıkıcı olur, bırakıyorum bunları düşünmeyi. Hiç sorgulamadan, öylece, o...