ANNEMIN DEFOLU POGAÇALARI
Annem her misafir geleceği zaman evini temizler, aklar paklar poğaça kek börek vs yapar. Bunları da güzelce masanın üstündeki süslü tabaklarına dizer. Aradan bir iki aşırmaya kalkarsan da yersin paparayı, şşşt, yeme onları, sayılı! Ya bi kere de sayısız, sonsuz yap be annem diye çok dalga geçmişimdir. Ya da misal güzelleri dizer masaya, ama defoluları yiyebilirsin -işte kenarı yamulmuş bir poğaça ya da ne bileyim bıçağın gazabına uğramış yarısı kalıpta kalmış bir kek dilimi filan-, onlar ayrı tabakta tezgahın üstünde durur. Ama şimdi bi yanda çörek otusu güzelce tam ortasına serpilmiş, geometrisi uygun poğaçalar dururken, kim ister yarısı fırın tepsisinde kalmış ayarı kaçmış poğaçayı? Tat aynı tat ama insanın gözü masadakilerde kalıyor. Hep zoruma gider, yahu öz çocuğunum, niye hep defoluları yiyorum diye. Misafirler gidince yersin der hep. İyi de onun güzelliği fırından yeni çıkmış mis gibi kokarken yemesi. Şimdi okuyunca gözüne dizine dursun, kaç tepsi poğaça yaptım s...