Kayıtlar

eğitim etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

AVUSTRALYA’DA İLKOKUL OKUMAK VARMIŞ!

Resim
Avustralya’daki ilk okul eğitimi beş yaşında ‘Prep’ denen hazırlık senesi ile başlar.  Çocuklar daha dört yaşında bir sene öncesinden, okula kaydını yaptırır. O seneki eğitimin sonuna doğru üç beş defa birer saatliğine bir sonraki sene başlayacakları okullarına gelir, oyun oynar, öğretmenleriyle tanışır, kütüphane neresi, tuvalet neresi öğrenir, okula alıştırma yaparlar. Sonra bi bakarsınız yaz tatilinde eve çocuğunuzun adına mektup gelir öğretmeninden, seni dört gözle bekliyorum, güzel bir yaz tatili geçir ve seneye bol enerjiyle gel diye. Çocuk heyecanlanır, heveslenir. Ailecek herkesin yüzü güler. Derken yaz biter ve Ocak sonu Şubat başı beklenen gün gelir, öğrenciler üniformalarını giyer ve okula giderler. Çocuklar sınıflara girer, ‘Prep’ velileri ise ‘Cheers and Tears’ partisine geçer, sabahın köründe şampanya patlatıp peynir yenir, kutlama yapılır. :) İlk ay çocuklar okula sadece dört gün gider. Çarşambaları ‘off’tur, çocuğu beş gün art arda sıkmazlar. İlk hafta heme...

NSW vs. VIC

Resim
Before moving, they told me that New South Wales will be different than Victoria Well, it is! Let me start with the school habits first. Mavi was collecting footy cards in Melbourne, even though we were not interested at all to this new game in our lives, which kind of looks like Quidditch. Almost all the students were coming to school with their huge albums full of different footy cards to exchange with their friends. Here in Sydney nobody cares about the footy, it’s a different world here! Instead, they are crazily into the rubber band chains! I asked Mavi what they do at school with these rubber bands. He said ‘we sit on the ground as a group of 3 or 4, we put the materials in the middle of us and just do bracelets and necklaces together, a friend taught me how to do it’. Seriously? Even the boys? He said yes. Today we purchased a set for him to share with his mates. I am not sure which one is worse though? Collecting footy cards of ...

Okulda sharing günü

Resim
Mavilerin okulda her hafta Pazartesi ‘Sharing’i var. Evden bir şey götürüp sınıfta bunu sunuyor. Amaç topluluk önünde konuşmak, bir iki cümle de olsa evde bunun hazırlığını yapmak. Ancak olay amacından biraz şaşmış durumda. Nitekim çocuklar okula elma, armut ne bileyim hafta sonu yaptıkları resmi filan götürüp sunmuyor. Daha çok oyuncaklarını götürmeyi tercih ediyorlar. Haliyle, herkes en son alınan janjanlı oyuncağını anlatıyor diğerlerine. Çocuğa TV izletmiyoruz, reklamları   canlı yayın sınıfta izliyor mübarek! Geçen geldi, Beyblade istiyorum diye tutturdu. Çıktık bakmaya. Oraya bak buraya bak, neticede çıka çıka aptal bi topaç çıktı. Dükkandakiler dedi ki çok az kaldı, gelir gelmez hemen bitiyor, bu aralar çok popüler. Bildiğin topaç lan! Ama topaç deyip geçmemek lazım, tanesi 10 dolar! Nasıl bir pazarlamaysa artık. Bu tabi sırf topaç kısmı. Bi de bunun döndürme mekanizması var, içinde döndürmek için plastik kutusu var, hepsi ayrı. Sadece topacı alırım, nasıl döndürürsen dö...

Crazy Socks Day

Resim
Kasim 2016 Disco Day, Pyjama Day, Favorite Character Day, 80s Day, 100th Day of School'dan sonra bugün de "CRAZY SOCKS DAY" idi! Bir an kendi çocukluğumu hatırladım. Ankara'nın yağmuru yutup da üstüne basınca üzerinize çamur kusan kaldırım taşları yüzünden annemin beyazlatıcılarla yıkadığı sakız gibi bembeyaz çoraplarım okula gidene kadar dalmaçyalı köpeğe dönerdi her gün, sinir olurdum tüm gün o benekli çoraplarla gezmekten...

İmacıneyşın / Secret

Resim
Geçenlerde ‘Secret’i okudum, evet farkındayım biraz geç oldu ama anca vakit buldum. Bi kısmı mantıklı bi kısmı enteresan geldi. Baktım hatun bi de çocuklar için kitap yazmış: The Power of Henry’s Imagination.  Dedim alayım Mavi’ye de çocuk, çocuk yaşta çekim yasasını filan öğrensin, iyi düşünsün iyi olsun. Neyse kütüphaneden ısmarladım geldi bi haftaya, kitabı gören Mavi, aaa Henry bu dedi. Ben tabi dumur oldum, sen nerden biliyosun lan Henry’yi dedim. Onun imacıneyşını var dedi, imacın ediyo, sonra oluyo dedi. Hey yarabbim dedim, nerden duydun? Haa dedi, Art dersinde öğretmenimiz okudu, sonra biz de imacıneyşın yaptık, ben de speysşip çizdim dedi. Boynuz kulağı geçti beyler bayanlar… İmecıneyşınını yediğiminin Mavisi

Positive Parenting / Kadınlar Kulübü / İngiliz Tarzı

Resim
‘Positive Parenting’ ile ilgili bir kitap okuyorum, adı: ‘Your Child Your Way’. İngiliz olduğu adından belli değil mi? Senin çocuğun, senin yöntemin. Hiç bir şekilde ‘doğrusu şudur’ diye dikte etmiyor. Mavi doğduğu zaman Umman’daydık. Çoğunluğu İngiliz olan expatların oturduğu bir sitede yaşıyorduk. Burada da hamileler ve yeni anneler grubu vardı; daha hamileliğimde katılmaya başlamıştım. Her hafta birinin evinde toplanıyorduk. Haliyle hamile olunca tonla sorulacak soru oluyor, ne yenir ne yenmez, senin de reflün arttı mı, geceleri dokuz kere tuvalete kalkmak normal mi, hangi kontrolleri ne zaman yaptırmak lazım, doktorun kim, nerede doğuracan gibi sorularla açılan muhabbetler… Sonra bebek gelince sorular milyona katlandı tabi; kaç saatte bir emziriyorsun, kaç dakika emiyor, soğan yediğinde senin bebekte de gaz oluyor mu, gece kaç kere kalkıyor, yıkarken şampuan kullanıyor musun, D vitamini veriyor musun, kakası ne renk vs. gibi sonu bitmeyen sorular. Ve İngiliz annelerin verdiği f...