Kayıtlar

İKİNCİ ÇOCUK MESELESİ

Resim
İkinci çocuk birinci kadar düşünülmemiştir hiç. Birincinin tadı damakta kalmış, bir ikincisine heves edilmekte ama bünyeye fazla gelebileceği için de işi tadında bırakmakta karar kılınmıştır :) İkinci, üçüncü, hatta dördüncü çocuk neden doğurulur? Tek çocuklu annelere gelsin bu yazı. Mavi’nin yuvasında hayranlık ve kıskançlık arası karışık bir duyguyla gözlemleyip ancak anlamadığım, anlamlandıramadığım bir anne tipolojisi var: 3 yaşındaki çocuğunu yuvaya getirirken bir tane de 2 yaşlarda elinden tuttuğu, ekstra bir tane de daha yürüyemediğinden yan tarafındaki bel boşluğuna oturtup bu şekilde taşıdığı çocuğuyla beraber gelen anneler. Yuvada 25 anne varsa abartmıyorum 10 tanesi bu şekilde. Diğer bir 10 tanesi de 2 çocuklu, geriye kalanlar da benim gibi tek çocuklu. Zaten Melbourne sosyal ağ gruplarının içinde ‘Onlies’ adlı tek çocuklu ebeveynler grubu var, ‘Lonelies’ der gibi. Geçen Türkiye’de bi arkadaşım anlattı, 3 yaşındaki kızını oyun grubuna götürmü...

Les Miserables

Resim
Oyun: Les Miserables Türü: Müzikal Tarih: 30 Temmuz 2014 Nerden başlasam, nasıl anlatsam? Titizlikle seçilmiş oyuncu kadrosuyla mı, muhteşem sahne efektleriyle mi, şahane ışık sistemiyle mi, tüyler ürpertici korosuyla mı, bilemedim. En iyisi bilet alım süreciyle başlayayım. Sanırım uzun bir hikaye olacak... Müzikal dünyada 60 milyondan fazla kişi tarafından izlenmiş. Yıllardır dünyanın her bir yerinde oynuyor. Bu sene de 5 ay boyunca Melbourne’e geldi. Tabi ki bu fırsatı kaçırmak istemedim, açtım ticketek  sitesini –buraların biletixi- biletler 60 dolardan 150’ye kadar çıkıyor. Bir de Melbourne’lüler öyle kuru kuruya oyun sevmiyorlar. Çeşitli paketler mevcut. Misal 380 dolara satılan pakette 2 bilet, 2 kadeh şampanya, 2 dondurma, 2 kutu çikolata, 2 şişe su ve 1 program kitapçığı var, salona özel kapıdan girmek de imkanlar dahilinde. Ben tek gideceğim için paket işine girmeyeyim dedim J Burada sinemada filmini izlerken şarabını iç...

Evde Ayakkabı Sokakta Çıplak Ayak

Ev sahibimiz bir süredir hastanede olduğu için tanışamamıştık. Bugün evle ilgili bir takım konuları konuşmak üzere emlakçıyla birlikte geleceklerdi 3’te. Saat 3’e 3 kala zil çaldı, aa dedim hayret, genelde vaktini beklerler çünkü, baktık yaşlı bir amca, ev sahibiyle daha önce de tanışmadığımız için bilmiyoruz kendisini, önce bi duraksadık. Dedi ben ev sahibiyim, emlakçı henüz gelmedi, ben onu bekleyeyim. Amcam, diz ameliyatından yeni çıkmışsın zaten, ayakta zor duruyorsun, girsene içeriye. Çekine çekine girdi. Yalnız dedik biz ayakkabıyla gezmiyoruz içeride, tabi dedi hemen çıkardı kapıda. Çay, sohbet muhabbet derken, fark ettik ki emlakçı dışarıda bekliyor, ev sahibiyle dışarıda buluşup kapıyı öyle çalacak. Neyse biz gittik onu da buyur ettik içeriye. Biz arka bahçe kapısındaki problemi gösterirken amcam sakız beyazı çoraplarıyla çıktı dışarı bahçede yürüyor, yerler çamur içinde. Çağrı hemen ön kapıya koşup adamın spor ayakkabıları kaptı geldi. Neyse hep beraber bahçeye çıktık dolaşt...