Kayıtlar

Efsane IELTS fotoğrafları

Resim
Bir çoğunuz IELTS ya da TOEFL sınavına girmiştir. Bu fotoğraflarda düzgün çıkanınız var mı allahaşkına?

Bence özellikle yapıyorlar. Sınav zaten sabahın köründe, bu tip testlere girmeyeli uzun zaman olmuş, üstüne bi ton para yatırmışsın, stres var bi kere, kimse neticede zevkine girmiyor.
Önce o anlamsız kalabalık içinde uzunca bi süre ayakta sırada beklersin, çünkü içeri alacaklarından bi saat öncesinde ‘mutlaka gelin’ diye uyarıda bulunmuşlardır. Sonra saçmasapan kurallar başlar, yok içeri montla giremezsiniz, hadi onu anladım ama içeri girdikten sonra hırkanı çıkaramazsın da ne demek, yahu ya terlersem? Orasını bilemem. Bilemezsin tabi, ter içinde o sınava sen girmeyeceksin. Çıkarsan da kesin bu sefer klimayı basarlar, donarsın. Hep öyle olur. Yok illa bizim verdiğimiz kurşun kalemi ve silgiyi kullanıcan. Yaa benimkinin ucu 2B’ydi, silgim de Faber Castelldi yumuşacık, ben onlara çok alışığım. Olmaz!
Neyse son bi tuvalete gidilir ne olur ne olmaz, sonunda fotoğraf için hazırsındır. Sağ…

Biri ‘Avustralya Göçmenlik’i mi dedi?

Resim
Göçmenlik başvurusunu merak edenler vardır. Her göçmen bloggerın yaptığı gibi bu tecrübeyi illa bi paylaşmak lazım. Şöyle anlatayım.
Göçmenlik başvurusu tam anlamıyla çok bilinmeyenli bir denklem! x'ler, y'ler, z'ler havada uçuşuyor... Bizim hikayemizi başından anlatmaya ne benim dilim varır, ne yüreğim kaldırır, ne de sizin zamanınız yeter.
Çok kısaca özetleyecek olursm, başvuru için basit bir puan sistemi var. Bu puanları yaş, İzngilizce dili seviyesi, eğitim ve iş deneyimi gibi şeylerle topluyorsunuz. Vizenin tek çeşidi de yok. Kırsal kesimde yaşamayı kabul edersen, Avustralya’da eğitim aldıysan, eş durumundan ya da bir eyaletten sponsorluk aldıysan da ek puan alıp ilerlemek mümkün. Strateji oyunu gibi. Yeteri puanı tamamladın mı başvuruya hak kazanıyorsun. Lakin o iş o kadar da kolay değil.
Zira bazı puanlar zaman içinde değişkenlik gösteriyor. Şöyle ki, Ç.’nın İngilizce seviyesinden ‘0’ yerine ‘10’ puan alabilmesi için IELTS neticesini bir puan yükseltmesi gerekiyordu. Her…

Melbourne Gerçekleri Volume 2

Avustralya’ya ilk geldiğimde beni şaşırtan Melbourne gerçekleri 
Neden, neden, biri bana açıklasın, neden? Tamam anladık, ülkecek yalın ayak gezmeyi çok seviyorsunuz. Alışveriş merkezlerinde, şehrin göbeğinde yollarda, parklarda, hatta ormanlarda bile, ama n’olur umumi tuvaletlere de yalın ayak girmeyin be kardeşim. Evet, çok güzel, enerjimizi atıyoruz, topraklanıyoruz, her şeye OK. Tamam, yüzme havuzunun tuvaletlerine de giriyorsunuz yalın ayak, hadi onu da anladım, havuz mavuz, ama şehrin göbeğindeki devlet kütüphanesinin tuvaletinde de yalın ayak olmaz ki! Böyle Nepal’de Hindistan’da çok görmüştüm yalınayak gezen sarışın conileri, meğer Aussie’ymiş hepsi! Her şeye yavaş yavaş alıştım da Avustralya’nın bu yalın ayak gezme meselesini bi türlü anlayamadım, hani kültür şoku diyorlar ya, bu da benim şokum.
Oha herkes mi bağımlı? Beni ilk çarpan şeylerden biri de şehrin her yerinde, umumi tuvaletlerden mahalle kütüphanelerine kadar her yerin tuvaletinde şırınga atmak için ayrı çöplerin olması…