Welcome to Oman


-->
4 Kasım 2009
Hmmm
Yazacak enteresan şeyler var Oman’dan, kısaca bahsedeyim:
Biraz güzellik ve estetik kavramından bahsetmekte fayda var sanırım. Buradaki tüm bayanlar siyah çarşaf içinde, hepsinini başı, boynu her şekilde kapalı, ancak hepsinde ufak farklar var. Bu kara çarşaf içinde bazı kızlar pigme gibi görünürken bazıları ise kuğu gibi süzülüyor. Bir insanın kara çarlafta bile bu kadar güzel görünebilmesi şaşırtıcı ama gerçek. Gözlerine sürdükleri sürmenin tarzları var, başlarını bağlamanınsa apayrı tarzları var, okuldaki bazı kızların başörtüsü bağlama şekli oldukça havalı (hem kelime anlamı ile havalı yani kocaman hem de ‘cool’), biz nasıl uzun saçlarımızı attırı attırıveriyorsak onlar da başörtülerini bağlarken bi attırıveriyorlar havalı havalı.
Erkeklerle kızların kantinleri farklı, bizde nasıl kadın erkek tuvaleti farklıysa ve bu farklılık bizi hiç gocundurmuyorsa ve hayatımızın içselleşmiş bir parçasıysa burdaki kantin farklılığı da aynen öyle. Aralarında hiçbir sözlü ya da yazılı anlaşma olmadan hiç bir şekilde birbirlerine ilişmiyorlar. Ayni sınıftalar aynı dersi alıyorlar ama her grup sanki diger grup hiç yokmuş gibi davranıyor. Birbirlerinin yanından geçiyorlar, ancak sanki hiç birbirlerini görmüyorlar (ya da ben henüz iç dinamikleri keşfedemedim), birbirleriyle kurlaşıyorlar mı, aşık oluyorlar mi hiç bir fikrim yok...
Bir kac komik bulduğum durum oldu, misal, kızlar sınıfin kapısında bekleşiyor, ben gelmişim, e hadi girsenize içeriye ne bekliyorsunuz dedim. Meğer diger yani bir önceki sınıfin erkekleri henüz çıkmamış, dediler ki hocam içeride erkekler var biz giremiyoruz, söyler misiniz onlara cıksınlar, hayhay dedim, erkekleri cıkarttım kizlar sonra girdi ...
Bugün de human body çizileceği icin erkek ve kadın vücudu fotokopisi götürdüm sınıfa, ay aman allahım bir gülüsmeler bir gülümsemeler, böyle kindergarten gibi, çizim de gerçek fotoğraf degil bu arada sadece çizim, ama kadında memeler filan var, erkelerden biri "its impossible teacher we cant draw it" dedi ve kızlardan biri de "biz bunlara birer tişört giydiriyoruz bu şekilde çizemeyiz" dediler. Dedim istediğinizi giydirin, hatta erkekler erkek bedenini kızlar kızınkini çizsin... Zaten sonra öğrencilerden birileri dekana şikayet etmiş, dekan da bölüm başkanını arayıp uyarmış, çocuklara müstehcen çizimler yaptırılıyormuş diye, bu nedenle bu çalışma tüm sectionlarda iptal edildi!
Sokaktaki kadın erkek iletişimine girecek olursak, misal taksi duruyor değil mi, (burada taksi dolmuş olayı var, durdurup biniyorsun) eğer kızsan hemen önde eğer bir adam oturuyorsa arkaya geçiyor ve seni öne alıyolar, yeter ki arkadaki adamların yanına oturma...
Bir degisik konu ise bu adamlarin siesta olayi. Çalışma saatleri sabah 8 öğlen 12, sonra siesta te akşam 5e kadar. Akşam da 5le 8 arası zoraki dükkanlari açıyorlar bi zahmet... değişik bir durum, henüz adapte olabilmiş değiliz. İnsanin en verimli olduğu saat öğleden sonra. Bunlar uyuyo. Çağrı baştan beri diyor ki, belki de biz yanlış yapıyoruz :))
Bir de tatil olayı var ki evlere şenlik. Dedik ki bayram yaklaşıyor bari biz de bir yerlere gidelim gezelim, ancak sevgili Sultanımızın (bu arada beyefendinin adi Sultan Qabus, ne ironi değil mi) bu Kasım civari bir de doomgünü var ve bunu da "national day" ilan ediyor, tüm ülke coşkuyla doomgününü kutluyor ama adam her yıl tatili kafasına göre koyuyormuş, yani ne doomgünü belli ne de bayram. Son gün belli oluyormuş herşey, yani ne vize ne uçak bileti alinabiliyor. Enteresan bir durum. Bunu da şuna yorduk. Adamlar zaten fulltime tatil modunda oldukları için önceden plan program yapmaya gerek yok sanırım onlar için...
Ha bir de başka komik bir olay daha var, allahım herkes (dediğim özellikle kız öğrenciler) Türkiye muhabbeti açılınca "Muhanned Muhanned" diye sayıklıyorlar. Ulan dedim Muhanned de kim. Ayyyy teacher nasıl bilmezsiniz, işte şöyle güzel, yok aman çok büyük bir love story de oynuyor, Türk dizisi diyorlar. Dedim internete girin de gösterin bakiim şunu kimmiş merak ettim. Çıka çıka bizim "Gümüş" dizisindeki sarı coni Kıvanç Tatlıtuğ çıkmasın mı! Diziyi dublaj yapıp arapçalaştırıken bizim karakteri de ‘Muhanned’ yapmışlar, kızı da ‘Nuu’... yani dedim pes... biz Rambo’ya Kemal dedik mi hiç?
Şimdilik böyle.

Yorumlar

En çok okunanlar

Isim Konusu

Melbourne Gerçekleri Volume 1

KIRKINI ÇIKARDINIZ MI?

Melbourne Gerçekleri Volume 2

Ayakkabılarınızı mı çıkarırsınız, galoş mu alırsınız?

AVUSTRALYA GÖÇMENLIK BASVURUSU

Turuncu Balık

Türkiye Tatili Sonrası Avustralya’ya Dönüş

Volunteer’lik ve Anglosakson Yabancılasması

Muscat'ta Yeni Eve Taşınma Macerası